Uz. Dr. Belma Bayraktar "Sağlıklı bronzluk yoktur. Bronzluk; vücudun, güneş hasarına karşı oluşturduğu savunma mekanizmasıdır" dedi ve ekledi: Yazın 30 faktörlü güneş korucuyu üç saatte bir yenilemek şart

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte sağlıklı bronzlaşma konusu bir kez daha gündeme geliyor. Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Belma Bayraktar; güneş ve kanser ilişkisine yönelik sorularımızı yanıtladı.

Cilt kanserlerindeki artışın tek sorumlusu güneş ışınları mı?

Uzun süre iyileşmeyen yaralar, ailevi yatkınlık, geçmişte radyasyona maruz kalmak da çok önemli. Ancak özellikle malign melanom olarak adlandırdığımız ölümcül cilt kanserinde; daha önce güneş yanığı geçirmiş olmak büyük risk faktörü. Ayrıca benlerin düzenli aralıklarla bir cilt hekimi tarafından izlenmesi gerekiyor. Büyüyen, renk-şekil değiştiren ve kanayan benler, vakit kaybetmeden incelenmeli.

solaryum da tehlikeli

Güneş ışığı mı yoksa solaryum mu daha tehlikeli?

Bence solaryum da en az güneş kadar tehlikeli. Güneş koruyucular hayatımızdan çıkmamalı, yaz-kış kullanmalıyız. En az 30 faktör olmalı ve üç saat aralıklarla tazelenmesi gerekiyor. Bu arada bazı ilaç ve kimyasallar; güneş ışığı ve solaryumla birlikte reaksiyon gösterebilir. Dolayısıyla bazı ağrı kesiciler, antidepresanlar, mantar ilaçları, hormon preparatları; güneşle birlikte ciltte döküntülere ya da lekelenmelere


NEDEN OLABİLİR.

Ten rengi ile kanser arasında bağlantı var mı?

Özellikle açık tenli ve renkli gözlü kişilerde bu risk artar. Fakat bu siyahlarda risk yok demek değildir. Melonomlar; koyu tenli kişilerin avuç içlerinde, ayak tabanlarında ve tırnak altlarında gelişebilir.

Dağdaki güneş mi, deniz kenarındaki mi daha tehlikeli?

Güneşe yakınlık, eğer kar da varsa, güneş ışınlarının zararlı etkisini çok artırır. Denizde, kumdan ve sudan gelen yansımalar nedeniyle, güneş ışınlarının zararlı etkisi yine artmış durumdadır. Yansıyan ışınlardan dolayı şemsiye altında bile yanmak mümkündür. Suda ise güneş ışınları iki metre derinliğe kadar inebilir; bu yüzden su içinde de cilt yanıkları oluşabilmektedir.

Eskiden güneş ışınlarına fazlasıyla maruz kalan fakat artık önlemlerini alan kişiler, cilt kanserinden korunmuş sayılır mı?

Cilt kanserlerinde; ışığın birikim dozu önemlidir. 18 yaşına kadar, almamız gereken ışık dozunun yüzde 80'inini alıyoruz. Bu yüzden geçmişteki hatalarımız, ilerde karşımıza risk olarak çıkabilir. Hayat boyu bir kez güneş yanığı geçirmiş olmak bile önemlidir. Sonuçta zararın neresinden dönülse kârdır. Tabii her bronzlaşan da, kanser olacak demek değildir!


KARDAN YANSIMA ORANI YÜZDE 85

Dağda kayak yaparken maruz kaldığımız güneş, denizdekine göre daha mı zararlıdır?

Güneş ışınlarının kardan yansıma oranı yüzde 85, kumdan yüzde 17, sudan ise yüzde 50 olarak bilinmektedir. Bu oranlar; dağda kayak yapanların, korunmadıkları sürece ne kadar büyük risk altında olduğunu gösteriyor.







D VİTAMİNİ SENTEZİ İÇİN 20 DAKİKA GÜNEŞ YETER

Güneşten kaçarak yaşamak D vitamini eksikliğine neden olmuyor mu?

D vitamini; balık, karaciğer ve yumurtada zengin oranda bulunmaktadır. Fakat D vitamini sentezi için saatlerce güneş altında yatmaya gerek yoktur. Bulutsuz bir havada, kol ve omuz açık olacak şekilde, 11.00-14.00 saatleri arasında, 15-20 dakika güneş ışığına maruz kalmak yeterlidir. Esmerlerde ise bu süre, iki katına çıkarılmalıdır.


BRONZLUK SAVUNMA MEKANİZMASIDIR

Bronzlaşmanın en sağlıklı yolu nedir?

Sağlıklı bronzluk diye bir olay yoktur. Bronzluk; cildimizin güneş hasarına karşı oluşturduğu bir savunma mekanizmasıdır. Cildimiz, pigmentlerini artırarak bu hasardan korunmaya çalışır. Güneş; hem yaşlandırır, hem lekelenmeye neden olur, hem de kanserojendir. Yaz aylarında güneşin yarattığı oksidatif strese karşı, bol bol sebze-meyve yenmelidir.


GÜNEŞ IŞIĞI, BULUT VE PENCEREDEN DE GEÇER

En çok hangi ülkenin güneşi kanserojendir?

Araştırmalar; Avustralya'da cilt kanserlerinin çok yükseldiğini gösteriyor. Ayrıca Ekvator'a yakın olan ve yüksek rakımlı bölgelerde de cilt kanserine daha sık rastlanıyor.

Türkiye'nin güneşi daha mı az zararlı peki?

Türkiye'deki güneş daha az zararlı diyemeyiz. Bulutlu bir ülke olan İngiltere'de cilt kanserlerinde artış görülmüş. Bu; bulutlu havada bile güneşe maruz kaldığımızı göstermektedir. UVA, buluttan ve pencere camından geçerek derin tabakalara nüfus etmektedir.


YARIN: YORGUNLUKTAN KURTULMA YOLLARI







Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte sağlıklı bronzlaşma konusu bir kez daha gündeme geliyor. Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Belma Bayraktar; güneş ve kanser ilişkisine yönelik sorularımızı yanıtladı.

Cilt kanserlerindeki artışın tek sorumlusu güneş ışınları mı?

Uzun süre iyileşmeyen yaralar, ailevi yatkınlık, geçmişte radyasyona maruz kalmak da çok önemli. Ancak özellikle malign melanom olarak adlandırdığımız ölümcül cilt kanserinde; daha önce güneş yanığı geçirmiş olmak büyük risk faktörü. Ayrıca benlerin düzenli aralıklarla bir cilt hekimi tarafından izlenmesi gerekiyor. Büyüyen, renk-şekil değiştiren ve kanayan benler, vakit kaybetmeden incelenmeli.

solaryum da tehlikeli

Güneş ışığı mı yoksa solaryum mu daha tehlikeli?

Bence solaryum da en az güneş kadar tehlikeli. Güneş koruyucular hayatımızdan çıkmamalı, yaz-kış kullanmalıyız. En az 30 faktör olmalı ve üç saat aralıklarla tazelenmesi gerekiyor. Bu arada bazı ilaç ve kimyasallar; güneş ışığı ve solaryumla birlikte reaksiyon gösterebilir. Dolayısıyla bazı ağrı kesiciler, antidepresanlar, mantar ilaçları, hormon preparatları; güneşle birlikte ciltte döküntülere ya da lekelenmelere


NEDEN OLABİLİR.

Ten rengi ile kanser arasında bağlantı var mı?

Özellikle açık tenli ve renkli gözlü kişilerde bu risk artar. Fakat bu siyahlarda risk yok demek değildir. Melonomlar; koyu tenli kişilerin avuç içlerinde, ayak tabanlarında ve tırnak altlarında gelişebilir.

Dağdaki güneş mi, deniz kenarındaki mi daha tehlikeli?

Güneşe yakınlık, eğer kar da varsa, güneş ışınlarının zararlı etkisini çok artırır. Denizde, kumdan ve sudan gelen yansımalar nedeniyle, güneş ışınlarının zararlı etkisi yine artmış durumdadır. Yansıyan ışınlardan dolayı şemsiye altında bile yanmak mümkündür. Suda ise güneş ışınları iki metre derinliğe kadar inebilir; bu yüzden su içinde de cilt yanıkları oluşabilmektedir.

Eskiden güneş ışınlarına fazlasıyla maruz kalan fakat artık önlemlerini alan kişiler, cilt kanserinden korunmuş sayılır mı?

Cilt kanserlerinde; ışığın birikim dozu önemlidir. 18 yaşına kadar, almamız gereken ışık dozunun yüzde 80'inini alıyoruz. Bu yüzden geçmişteki hatalarımız, ilerde karşımıza risk olarak çıkabilir. Hayat boyu bir kez güneş yanığı geçirmiş olmak bile önemlidir. Sonuçta zararın neresinden dönülse kârdır. Tabii her bronzlaşan da, kanser olacak demek değildir!


KARDAN YANSIMA ORANI YÜZDE 85

Dağda kayak yaparken maruz kaldığımız güneş, denizdekine göre daha mı zararlıdır?

Güneş ışınlarının kardan yansıma oranı yüzde 85, kumdan yüzde 17, sudan ise yüzde 50 olarak bilinmektedir. Bu oranlar; dağda kayak yapanların, korunmadıkları sürece ne kadar büyük risk altında olduğunu gösteriyor.








<div>
__________________________________________________ _________________________